Boşanma Davaları – Boşanma Davasında Ekonomik Şiddet ve Hukuki Sonuçları | Çekmeköy
Evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine karşı yükümlülükleri yalnızca sadakat, birlikte yaşama ve duygusal destekle sınırlı değildir. Eşler aynı zamanda evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak, ortak yaşamı birlikte yürütmek ve birbirlerinin kişisel ve ekonomik haklarına saygı göstermekle yükümlüdür.
Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi bazı durumlarda ekonomik şiddet olarak nitelendirilebilen davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Ekonomik şiddet; eşlerden birinin diğer eşin ekonomik özgürlüğünü kısıtlaması, gelirine el koyması, çalışmasını engellemesi, ekonomik kaynaklara erişimini kontrol etmesi veya maddi imkanları baskı aracı olarak kullanması şeklinde ortaya çıkabilir.
Özellikle boşanma davalarında ekonomik şiddet iddiaları; evlilik birliğinin temelinden sarsılması, kusur değerlendirmesi, maddi ve manevi tazminat, nafaka ve gerektiğinde koruyucu tedbirler bakımından önem taşır.
Ancak her ekonomik anlaşmazlık veya eşler arasındaki her para tartışması hukuken ekonomik şiddet anlamına gelmez. Davranışın niteliği, sürekliliği, tarafların ekonomik koşulları, evlilik birliği üzerindeki etkileri ve mevcut deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 185, 186 ve 166. maddeleri, eşlerin evlilik birliği içerisindeki yükümlülükleri ve boşanma bakımından temel hukuki çerçeveyi oluşturmaktadır. Ekonomik şiddet iddiaları ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 169, 174 ve 175. maddeleri ile 6284 sayılı Kanun kapsamında da önem taşıyabilir.
Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile hukuku avukatı, ekonomik şiddet nedeniyle boşanma, boşanmada ekonomik şiddet, eşin çalışmasını engellemesi, eşin maaşına el koyması, ekonomik şiddet delilleri, boşanmada kusur, boşanma tazminatı, nafaka ve İstanbul Anadolu Yakası boşanma avukatı konularında değerlendirme yapılırken ekonomik şiddetin somut olayda nasıl gerçekleştiği ve hangi hukuki sonuçları doğurduğu ayrı ayrı incelenmelidir.
Ekonomik Şiddet Nedir?
Ekonomik şiddet, kişinin ekonomik kaynaklara erişiminin, gelirini kullanma imkanının veya ekonomik bağımsızlığının baskı, kontrol ya da cezalandırma amacıyla sınırlandırılması şeklinde ortaya çıkabilen davranışları ifade eder.
Evlilik birliği içerisinde ekonomik şiddet farklı biçimlerde görülebilir.
Örneğin;
-
eşin çalışmasının engellenmesi,
-
eşin gelirine zorla el konulması,
-
eşin banka hesaplarının kontrol altında tutulması,
-
eşin temel ihtiyaçlarının karşılanmasının kasıtlı biçimde engellenmesi,
-
eşin sürekli para istemek zorunda bırakılması,
-
ekonomik imkanların tehdit veya baskı aracı olarak kullanılması,
-
eşin mesleki gelişiminin sistematik biçimde engellenmesi,
-
eşin borçlandırılarak ekonomik bağımlılığa zorlanması
somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet iddiasına konu olabilir.
Ancak bu davranışların hukuki değerlendirmesi olayın bütün koşulları dikkate alınarak yapılır.
Ekonomik Şiddet Türk Hukukunda Nasıl Düzenlenmiştir?
Türk Medeni Kanunu'nda ekonomik şiddet adı altında tek ve bağımsız bir boşanma sebebi düzenlenmemiştir.
Bununla birlikte ekonomik şiddet niteliğindeki davranışlar, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kapsamında değerlendirilebilir.
TMK m.166, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması halinde boşanma davası açılabilmesine imkan tanır.
Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet kavramı ekonomik şiddeti de kapsayan geniş bir çerçevede ele alınmaktadır.
Bu nedenle ekonomik şiddet hem boşanma hukuku hem de koruyucu tedbirler bakımından önem taşıyabilir.
Ekonomik Şiddet Boşanma Sebebi midir?
Evet, somut olayın koşullarına göre ekonomik şiddet niteliğindeki davranışlar boşanma sebebi oluşturabilir.
Özellikle bir eşin diğer eş üzerinde sürekli ekonomik baskı kurması, çalışmasını engellemesi, gelirini kontrol etmesi veya temel ihtiyaçlarını karşılamasını kasıtlı biçimde engellemesi evlilik birliğinin temelinden sarsılması bakımından değerlendirilebilir.
Ancak boşanma kararı verilebilmesi için olayın TMK m.166 kapsamında hukuki koşulları karşılaması gerekir.
Ekonomik Şiddet Tek Başına Boşanma İçin Yeterli midir?
Ekonomik şiddetin niteliğine ve ağırlığına bağlı olarak yeterli olabilir.
Ancak ekonomik şiddet iddiasının varlığı tek başına otomatik boşanma kararı anlamına gelmez.
Mahkeme;
-
davranışın niteliğini,
-
evlilik üzerindeki etkisini,
-
tarafların ekonomik durumunu,
-
olayların sürekliliğini,
-
mevcut delilleri,
-
tarafların kusur durumunu
değerlendirir.
Bazı olaylarda tek bir ağır davranış önemli olabilirken, bazı olaylarda uzun süre devam eden ekonomik baskı belirleyici olabilir.
Eşin Çalışmasını Engellemek Ekonomik Şiddet midir?
Eşin çalışmasını zorla veya sistematik baskıyla engellemek ekonomik şiddet niteliği taşıyabilir.
Örneğin eşin iş başvurusu yapmasının engellenmesi, işe gitmesinin yasaklanması, iş yerinde baskı kurulması veya mesleğini sürdürmesinin tehditlerle önlenmesi somut olayda önem taşıyabilir.
Ancak eşlerin birlikte aldıkları, özgür iradeye dayalı çalışma ve aile düzeni kararları ile baskı yoluyla çalışmanın engellenmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Eşin Maaşına El Koymak Ekonomik Şiddet midir?
Eşin gelirine rızası dışında el konulması, maaşının zorla alınması veya kendi gelirini kullanmasının engellenmesi ekonomik şiddet olarak değerlendirilebilir.
Örneğin bir eşin diğer eşin maaş kartını zorla alması, bütün gelirini kendi hesabına aktarmaya zorlaması veya kişisel ihtiyaçları için para kullanmasına izin vermemesi ekonomik baskı niteliği taşıyabilir.
Ancak eşlerin ortak bütçe oluşturması veya giderleri birlikte yönetmesi tek başına ekonomik şiddet değildir.
Belirleyici olan baskı, rıza, kontrol ve davranışın niteliğidir.
Eşin Banka Hesaplarını Kontrol Etmek Ekonomik Şiddet Sayılır mı?
Bir eşin diğer eşin banka hesaplarını onun iradesi dışında kontrol etmesi, harcamalarını sürekli denetlemesi veya parasına erişimini engellemesi ekonomik şiddet iddiasına konu olabilir.
Özellikle şifrelerin zorla alınması, hesap hareketlerinin tehdit amacıyla takip edilmesi veya ekonomik özgürlüğün tamamen ortadan kaldırılması önemli olabilir.
Buna karşılık eşlerin karşılıklı rızayla ortak hesap kullanmaları ekonomik şiddet olarak değerlendirilmez.
Eşe Harçlık Vermemek Ekonomik Şiddet midir?
Bu sorunun cevabı somut koşullara bağlıdır.
Eşlerden birinin diğer eşin temel ihtiyaçlarını karşılamasını engellemesi, onu kasıtlı olarak parasız bırakması veya ekonomik kaynakları aşağılamak ve kontrol etmek amacıyla kullanması ekonomik şiddet niteliği taşıyabilir.
Ancak ekonomik yetersizlik nedeniyle bütün ihtiyaçların karşılanamaması ile bilinçli ekonomik baskı birbirinden ayrılmalıdır.
Eşin Temel İhtiyaçlarını Karşılamamak Boşanma Sebebi Olabilir mi?
Evet.
Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğü bulunmaktadır.
TMK m.186 uyarınca eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlar.
Bir eşin ekonomik imkanı bulunduğu halde diğer eşin temel ihtiyaçlarını kasıtlı biçimde karşılamaması veya ortak yaşamın giderlerine katılmaması boşanma davasında kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Evin Giderlerine Katılmamak Ekonomik Şiddet midir?
Her durumda değil.
Öncelikle eşlerin ekonomik imkanları ve evlilik birliğine katkıları değerlendirilmelidir.
Eşlerden birinin gelirinin bulunmaması, sağlık sorunları yaşaması veya ev içi emek yoluyla katkı sağlaması dikkate alınmalıdır.
Ancak ekonomik gücü bulunduğu halde evlilik giderlerine kasıtlı olarak katılmamak ve diğer eşi ekonomik baskı altında bırakmak boşanma bakımından önem taşıyabilir.
Ev İçi Emek Ekonomik Katkı Sayılır mı?
Evet.
TMK m.186, eşlerin evlilik birliğinin giderlerine yalnızca para ile değil emekleriyle de katılabileceklerini düzenlemektedir.
Bu nedenle ev işleri, çocuk bakımı ve aile yaşamının sürdürülmesine yönelik emek de evlilik birliğine katkı bakımından önemlidir.
Gelir elde etmeyen eşin aileye hiçbir katkı sağlamadığı şeklindeki yaklaşım hukuken doğru değildir.
Eşin Mesleğini Yapmasını Engellemek Boşanmada Kusur Sayılır mı?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Bir eşin diğer eşin mesleğini yapmasını tehdit, baskı veya zorlamayla engellemesi evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerle bağdaşmayabilir.
Özellikle ekonomik bağımsızlığın bilinçli biçimde ortadan kaldırılması boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından önem taşıyabilir.
Eşin Eğitimine Engel Olmak Ekonomik Şiddet midir?
Eşin eğitimine veya mesleki gelişimine baskıyla engel olunması ekonomik şiddetle bağlantılı olabilir.
Örneğin bir eşin diğer eşin mesleki eğitim almasını, sınava girmesini veya iş bulmasını sürekli engellemesi ekonomik bağımlılık yaratma amacı taşıyorsa bu durum boşanma davasında değerlendirilebilir.
Ancak her eğitim veya kariyer planı uyuşmazlığı ekonomik şiddet oluşturmaz.
Eşi Borçlandırmak Ekonomik Şiddet midir?
Eşin rızası dışında borç altına sokulması, kredi çekmeye zorlanması veya gelirinin sürekli borç ödemelerine yönlendirilmesi ekonomik şiddet iddiasına konu olabilir.
Özellikle tehdit, baskı, kimlik bilgilerinin izinsiz kullanılması veya ekonomik bağımlılık yaratma amacı önem taşıyabilir.
Böyle durumlarda boşanma hukukunun yanında borçlar hukuku ve somut olaya göre ceza hukuku hükümleri de gündeme gelebilir.
Eşin Adına Kredi Çekilmesi Hukuken Nasıl Değerlendirilir?
Bir eşin diğer eşin adına onun bilgisi veya rızası dışında kredi işlemi gerçekleştirmesi ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ancak işlemin geçerliliği, temsil yetkisi, kullanılan belgeler, bankanın yükümlülükleri ve diğer koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanma davasında ise bu tür davranışlar ekonomik baskı ve kusur iddiaları bakımından önem taşıyabilir.
Eşin Malvarlığını Gizlemesi Ekonomik Şiddet midir?
Malvarlığının gizlenmesi her durumda ekonomik şiddet anlamına gelmez.
Ancak malvarlığının diğer eşi ekonomik açıdan kontrol etmek, haklarını kullanmasını engellemek veya ortak yaşamı bilinçli biçimde zarara uğratmak amacıyla gizlenmesi somut olayda önem taşıyabilir.
Ayrıca mal rejiminin tasfiyesi bakımından malvarlığı kayıtlarının doğru belirlenmesi gerekir.
Eşin Parasını İzinsiz Kullanmak Ekonomik Şiddet Sayılır mı?
Bir eşin diğer eşin parasını rızası dışında kullanması veya kendi yararına aktarması somut olayın koşullarına göre ekonomik şiddet, malvarlığı uyuşmazlığı veya başka hukuki sorunlar doğurabilir.
Bu değerlendirmede paranın kime ait olduğu, tarafların rızası, mal rejimi ve işlemin niteliği önemlidir.
Ekonomik Şiddet ile Ekonomik Yetersizlik Arasındaki Fark Nedir?
Ekonomik şiddet ile ekonomik yetersizlik birbirinden ayrılmalıdır.
Ekonomik yetersizlik, kişinin gelirinin veya malvarlığının ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesidir.
Ekonomik şiddette ise ekonomik imkanların veya ekonomik bağımlılığın baskı, kontrol, cezalandırma ya da özgürlüğü kısıtlama amacıyla kullanılması söz konusu olabilir.
Örneğin işsiz kalan bir eşin ev giderlerine yeterince katkıda bulunamaması tek başına ekonomik şiddet değildir.
Buna karşılık yeterli geliri bulunduğu halde eşini cezalandırmak amacıyla temel ihtiyaçlar için para vermemek farklı değerlendirilir.
Ekonomik Şiddet Boşanmada Kusur Sayılır mı?
Evet, ekonomik şiddet niteliğindeki davranışlar boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Ancak kusur değerlendirmesi olayın bütününe göre yapılır.
Mahkeme yalnızca ekonomik şiddet iddiasını değil, tarafların evlilik birliği içerisindeki diğer davranışlarını da inceler.
Bu nedenle ekonomik şiddetin varlığı her durumda diğer eşin tamamen kusursuz olduğu anlamına gelmez.
Boşanmada Kusur Neden Önemlidir?
Kusur, özellikle çekişmeli boşanma davalarında önem taşır.
TMK m.166 kapsamında boşanma koşulları değerlendirilirken tarafların davranışları dikkate alınabilir.
Ayrıca maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından TMK m.174'teki kusur koşulları önemlidir.
Yoksulluk nafakasında da nafaka isteyen tarafın kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gerekir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Maddi Tazminat İstenebilir mi?
Somut koşullara göre evet.
TMK m.174/1 uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma nedeniyle zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
Ekonomik şiddet niteliğindeki davranışlar kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ancak maddi tazminata hükmedilmesi için yalnızca ekonomik şiddet iddiası yeterli değildir.
TMK m.174/1'deki diğer koşulların da gerçekleşmesi gerekir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre mümkündür.
TMK m.174/2 uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.
Ekonomik baskının kişinin onurunu, saygınlığını veya diğer kişilik değerlerini ihlal ettiği durumlarda manevi tazminat gündeme gelebilir.
Ancak her ekonomik anlaşmazlık manevi tazminat koşullarını oluşturmaz.
Ekonomik Şiddette Maddi ve Manevi Tazminat Birlikte İstenebilir mi?
Evet.
Kanuni koşulların gerçekleşmesi halinde TMK m.174/1 ve m.174/2 kapsamında maddi ve manevi tazminat birlikte talep edilebilir.
Ancak her talebin kendine özgü koşulları bulunmaktadır.
Maddi tazminat bakımından boşanma nedeniyle zedelenen mevcut veya beklenen menfaatler; manevi tazminat bakımından ise kişilik hakkına saldırı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ekonomik Şiddet Tazminat Miktarını Etkiler mi?
Somut olayın özelliklerine göre etkileyebilir.
Mahkeme tazminat miktarını belirlerken;
-
tarafların kusur durumunu,
-
ekonomik ve sosyal koşullarını,
-
olayların ağırlığını,
-
tazminatın niteliğini,
-
hakkaniyet ilkelerini
dikkate alır.
Ancak ekonomik şiddet nedeniyle her olayda aynı miktarda tazminata hükmedilmez.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Nafaka İstenebilir mi?
Evet.
Ancak nafaka talepleri kendi kanuni koşullarına göre değerlendirilir.
Ekonomik şiddet iddiası bulunan bir boşanma davasında;
-
tedbir nafakası,
-
yoksulluk nafakası,
-
çocuk bakımından iştirak nafakası
gündeme gelebilir.
Her nafaka türünün amacı ve koşulları farklıdır.
Ekonomik Şiddet Tedbir Nafakasını Etkiler mi?
Boşanma davası devam ederken TMK m.169 kapsamında eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemler alınabilir.
Bu kapsamda tedbir nafakası da gündeme gelebilir.
Mahkeme tarafların ekonomik koşullarını ve ihtiyaçlarını değerlendirir.
Ekonomik şiddet iddiası, geçici koruma ihtiyacının anlaşılması bakımından önem taşıyabilir.
Yoksulluk Nafakası İçin Ekonomik Şiddetin İspatlanması Şart mıdır?
Hayır.
Yoksulluk nafakası için ekonomik şiddetin mutlaka ispatlanması gerekmez.
TMK m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Ekonomik şiddet kusur değerlendirmesi bakımından önem taşıyabilir ancak yoksulluk nafakasının tek koşulu değildir.
Ekonomik Şiddet İştirak Nafakasını Etkiler mi?
İştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ilişkin bir nafaka türüdür.
Bu nedenle temel değerlendirme çocuğun ihtiyaçları ve anne babanın ekonomik güçleri üzerinden yapılır.
Ekonomik şiddet iddiası tek başına iştirak nafakasının miktarını belirlemez.
Ekonomik Şiddet Velayet Kararını Etkiler mi?
Somut olayın özelliklerine göre etkileyebilir.
Velayet kararlarında temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Ebeveynlerden birinin ekonomik kaynakları çocuğa veya diğer ebeveyne karşı baskı aracı olarak kullanması, çocuğun ihtiyaçlarını ihmal etmesi veya aile ortamında ciddi zarar doğurması velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ancak ekonomik gelirin yüksek veya düşük olması tek başına velayet kararını belirlemez.
Ekonomik Şiddet 6284 Sayılı Kanun Kapsamına Girer mi?
Evet.
6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet kavramı ekonomik şiddeti de kapsayacak biçimde düzenlenmiştir.
Kanunun koşulları gerçekleştiğinde şiddet mağduru veya şiddet tehlikesi altındaki kişi hakkında koruyucu ve önleyici tedbirler gündeme gelebilir.
Bu tedbirler boşanma davasından bağımsız olarak da değerlendirilebilir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Koruma Kararı Alınabilir mi?
Somut koşullara göre mümkündür.
6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağdurunun korunması için çeşitli tedbirler öngörülmektedir.
Örneğin kişinin güvenliği, barınması, geçici maddi yardım ihtiyacı veya şiddet uygulayan kişinin belirli davranışlardan uzak tutulması gibi konular gündeme gelebilir.
Hangi tedbirin uygulanacağı olayın niteliğine ve kanuni koşullara göre belirlenir.
Ekonomik Şiddet İçin Boşanma Davası Açmak Zorunlu mudur?
Hayır.
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerin değerlendirilmesi için mutlaka boşanma davası açılmış olması gerekmez.
Ekonomik şiddet iddiası bulunan kişi, koşulları oluştuğunda boşanma davasından bağımsız biçimde koruma mekanizmalarına başvurabilir.
Ekonomik Şiddet Nasıl İspatlanır?
Ekonomik şiddetin ispatında somut olayın özelliklerine göre farklı deliller kullanılabilir.
Örneğin;
-
banka hesap hareketleri,
-
maaş bordroları,
-
işten ayrılmaya ilişkin kayıtlar,
-
mesajlaşmalar,
-
e-postalar,
-
tanık beyanları,
-
kredi ve borç belgeleri,
-
ödeme kayıtları,
-
sosyal ve ekonomik durum araştırmaları,
-
iş yeri kayıtları,
-
hukuka uygun biçimde elde edilmiş diğer belgeler
önem taşıyabilir.
Ancak her delilin ispat gücü ve hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilir.
WhatsApp Mesajları Ekonomik Şiddet Delili Olabilir mi?
Evet.
Hukuka uygun biçimde elde edilmiş WhatsApp yazışmaları ekonomik baskı, tehdit, çalışmanın engellenmesi veya gelir kontrolü iddialarının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Örneğin eşin çalışmasını yasaklayan, maaşını zorla isteyen veya temel ihtiyaçlar için para vermeyeceğini tehdit amacıyla belirten mesajlar somut olayda delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak mesajların gerçekliği ve bağlamı önemlidir.
Banka Kayıtları Ekonomik Şiddeti Kanıtlar mı?
Banka kayıtları önemli olabilir.
Örneğin eşin maaşının sürekli başka bir hesaba aktarıldığı veya belirli hesaplardan sistematik para çekildiği görülebilir.
Ancak bu işlemlerin ekonomik şiddet oluşturup oluşturmadığı yalnızca para transferine bakılarak belirlenemez.
Tarafların rızası, ortak bütçe düzeni ve işlemlerin amacı değerlendirilmelidir.
Tanık Beyanları Ekonomik Şiddet Davasında Kullanılabilir mi?
Evet.
Ekonomik şiddet iddialarında tanık anlatımları önem taşıyabilir.
Özellikle eşin çalışmasının engellenmesine, ekonomik baskıya, tehditlere veya temel ihtiyaçlarının karşılanmamasına doğrudan tanık olan kişilerin beyanları değerlendirilebilir.
Ancak tanığın olayları doğrudan bilip bilmediği ve anlatımının güvenilirliği önemlidir.
Gizlice Alınan Ses Kayıtları Delil Olur mu?
Gizli ses kayıtlarının hukuki durumu somut olayın koşullarına bağlıdır.
Hukuka aykırı elde edilen delillerin kullanılması ciddi sorunlar doğurabilir.
Bu nedenle ekonomik şiddetin ispatı amacıyla izinsiz ses veya görüntü kaydı alınması her durumda hukuka uygun kabul edilmemelidir.
Delilin elde edilme biçimi ayrıca değerlendirilmelidir.
Eşin Telefonunu İzinsiz İncelemek Hukuka Uygun mudur?
Eşin telefonuna, özel mesajlarına veya hesaplarına izinsiz erişim sağlanması özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması bakımından hukuki sorunlar doğurabilir.
Boşanma davasında delil elde etme amacı, hukuka aykırı yöntemlerin sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez.
Ekonomik Şiddet Davasında İspat Yükü Kimdedir?
Kural olarak taraflar dayandıkları vakıaları ispat etmekle yükümlüdür.
Ekonomik şiddet iddiasında bulunan taraf, bu iddiayı destekleyen somut olayları ve delilleri ortaya koymalıdır.
Ancak aile hukukundaki yargılama ilkeleri, delillerin değerlendirilmesi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirlerin koşulları birbirinden ayrılmalıdır.
Özellikle koruyucu tedbirler bakımından boşanma davasındaki kusur ispatıyla aynı değerlendirme yapılmaz.
Ekonomik Şiddet İddiası Dilekçede Nasıl Anlatılmalıdır?
Ekonomik şiddet iddiasının yalnızca genel ifadelerle ileri sürülmesi yerine somut olayların açıklanması önemlidir.
Örneğin;
-
hangi tarihte çalışmanın engellendiği,
-
hangi gelir veya hesaba müdahale edildiği,
-
hangi tehditlerin yapıldığı,
-
hangi ihtiyaçların kasıtlı olarak karşılanmadığı,
-
ekonomik baskının ne kadar sürdüğü,
-
hangi delillerle desteklendiği
açık biçimde belirtilmelidir.
Bu yaklaşım iddianın mahkeme tarafından değerlendirilmesini kolaylaştırır.
Ekonomik Şiddet İddiası Sonradan Davaya Eklenebilir mi?
Boşanma davalarında vakıaların ileri sürülmesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ve usuli aşamalar önem taşır.
Bu nedenle ekonomik şiddet iddialarının mümkün olduğunca dava veya cevap dilekçesinde açık biçimde ortaya konulması gerekir.
Sonradan ileri sürülen vakıaların değerlendirilmesi ise ilgili usul hükümlerine göre belirlenir.
Ekonomik Şiddet ile Psikolojik Şiddet Birlikte Görülebilir mi?
Evet.
Ekonomik şiddet bazı durumlarda psikolojik şiddetle birlikte ortaya çıkabilir.
Örneğin eşin parasını kontrol etmek amacıyla sürekli aşağılanması, tehdit edilmesi veya ekonomik olarak bağımlı bırakılması birden fazla şiddet türüyle bağlantılı olabilir.
Mahkeme davranışları birbirinden kopuk değil, evlilik birliğinin bütün koşulları içerisinde değerlendirebilir.
Ekonomik Şiddet ile Fiziksel Şiddet Birlikte Değerlendirilir mi?
Evet.
Ekonomik şiddet iddialarının fiziksel şiddet, tehdit veya diğer davranışlarla birlikte ortaya çıktığı olaylarda bütün vakıalar önem taşıyabilir.
Boşanma davasında kusur ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması değerlendirilirken tarafların davranışları birlikte incelenir.
Ekonomik Şiddet Mal Rejiminin Tasfiyesini Etkiler mi?
Ekonomik şiddet ile mal rejiminin tasfiyesi farklı hukuki konulardır.
Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin tabi olduğu mal rejimi, edinilmiş mallar, kişisel mallar, katılma alacağı ve diğer ilgili hükümler önemlidir.
Ekonomik şiddet iddiası, mal rejiminin tasfiyesinde bütün sonuçları otomatik olarak değiştirmez.
Ancak somut olayda mal kaçırma, borçlandırma veya malvarlığına ilişkin işlemler ayrıca hukuki değerlendirme gerektirebilir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Katılma Alacağı Artar mı?
Ekonomik şiddet iddiasının bulunması katılma alacağının kendiliğinden artacağı anlamına gelmez.
Katılma alacağı, mal rejimine ilişkin kanuni hesaplama esaslarına göre belirlenir.
Ancak malvarlığının azaltılması, karşılıksız kazandırmalar veya kanunda düzenlenen diğer işlemler tasfiye hesabında ayrıca önem taşıyabilir.
Eşin Mal Kaçırması Ekonomik Şiddet Olarak Değerlendirilebilir mi?
Mal kaçırma niteliğindeki davranışlar bazı durumlarda ekonomik baskıyla bağlantılı olabilir.
Ancak mal kaçırma iddiasının hukuki sonuçları; işlemin zamanı, niteliği, mal rejimi ve üçüncü kişilerin hakları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Ekonomik şiddet, mal rejiminin tasfiyesi ve tasarrufun iptali gibi hukuki kurumlar birbirine karıştırılmamalıdır.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Nerede Açılır?
Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir.
TMK m.168 uyarınca boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Bu nedenle yalnızca ekonomik şiddetin gerçekleştiği yer değil, kanundaki yetki kuralları dikkate alınmalıdır.
Çekmeköy'de Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Çekmeköy'de yaşayan eşlerin boşanma davalarında yetkili mahkeme, TMK m.168 çerçevesinde belirlenir.
Çekmeköy'ün yargı çevresi kapsamında İstanbul Anadolu Adliyesindeki Aile Mahkemeleri gündeme gelebilir.
Ancak tarafların yerleşim yerleri ve son ortak yaşam yeri dikkate alınarak yetki ayrıca değerlendirilmelidir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Geçici Önlemler Alınabilir mi?
Evet.
TMK m.169 kapsamında boşanma davası devam ederken eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemler alınabilir.
Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler de somut olayın koşullarına göre gündeme gelebilir.
Bu iki hukuki mekanizmanın amaçları ve uygulanma koşulları farklıdır.
Ekonomik Şiddet İddiası Olan Eş Ortak Konutta Kalabilir mi?
Ortak konutun kullanımı, boşanma davasındaki geçici önlemler ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler çerçevesinde değerlendirilebilir.
Mahkeme somut olayın koşullarına göre barınma ve güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alabilir.
Ancak ekonomik şiddet iddiasının bulunması ortak konutun otomatik olarak belirli bir eşe tahsis edileceği anlamına gelmez.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Boşanma davasının süresi;
-
tarafların iddialarına,
-
delillerin kapsamına,
-
tanık sayısına,
-
sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına,
-
mahkemenin iş yüküne,
-
istinaf ve temyiz süreçlerine
göre değişebilir.
Bu nedenle ekonomik şiddet iddiası bulunan bütün boşanma davaları için kesin bir süre verilmesi mümkün değildir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanmada Anlaşmalı Boşanma Mümkün müdür?
Evet.
TMK m.166/3'teki koşulların gerçekleşmesi halinde eşler anlaşmalı boşanma yoluna başvurabilir.
Ancak anlaşmalı boşanma için kanunda belirtilen evlilik süresi, tarafların iradeleri, hakimin tarafları dinlemesi ve mali sonuçlar ile çocuklara ilişkin düzenlemelerin uygun bulunması gibi koşullar önemlidir.
Ekonomik şiddet iddiasının bulunması tek başına anlaşmalı boşanmayı hukuken imkansız hale getirmez.
Bununla birlikte anlaşmanın baskı altında yapılmaması ve iradelerin serbestçe açıklanması önemlidir.
Ekonomik Şiddet Altında İmzalanan Boşanma Protokolü Geçerli midir?
Anlaşmalı boşanma protokolünün hukuki sonuçları tarafların iradeleri ve kanuni koşullar çerçevesinde değerlendirilir.
Tehdit, baskı veya irade sakatlığı iddiaları varsa somut olay ayrıca incelenmelidir.
Hakim, anlaşmalı boşanma kapsamında tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Avukat Zorunlu mudur?
Türkiye'de boşanma davası açmak için avukatla temsil zorunlu değildir.
Ancak ekonomik şiddet iddiaları;
-
kusur,
-
nafaka,
-
tazminat,
-
malvarlığı,
-
deliller,
-
geçici tedbirler,
-
6284 sayılı Kanun
gibi birden fazla hukuki alanla bağlantılı olabileceğinden somut olayın hukuki değerlendirmesi önem taşır.
Çekmeköy Boşanma Avukatı ve Ekonomik Şiddet Davaları
Çekmeköy'de ekonomik şiddet iddiasıyla boşanma davası açılması veya böyle bir davaya karşı savunma yapılması halinde öncelikle olayların hukuki niteliği belirlenmelidir.
Bu kapsamda;
-
eşin çalışmasının engellenip engellenmediği,
-
gelirine rızası dışında müdahale edilip edilmediği,
-
ortak yaşam giderlerine katkı,
-
ekonomik baskının sürekliliği,
-
tehdit veya aşağılama bulunup bulunmadığı,
-
tarafların ekonomik koşulları,
-
çocukların ihtiyaçları,
-
tazminat ve nafaka talepleri,
-
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma ihtiyacı,
-
mevcut deliller
birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile hukuku avukatı, ekonomik şiddet nedeniyle boşanma, eşin çalışmasını engellemesi, eşin maaşına el koyması, ekonomik şiddet delilleri, ekonomik şiddet nedeniyle tazminat, nafaka, çekişmeli boşanma davası ve İstanbul Anadolu Yakası boşanma avukatı konularında her dosyanın kendi koşullarına göre incelenmesi önemlidir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davalarında Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Uygulamada karşılaşılan hatalar arasında şunlar yer alabilir:
-
Her ekonomik tartışmanın ekonomik şiddet sayılması.
-
Ekonomik yetersizlik ile kasıtlı ekonomik baskının karıştırılması.
-
Ekonomik şiddet iddialarının somutlaştırılmaması.
-
Eşin çalışmasının engellendiğine ilişkin delillerin korunmaması.
-
Banka kayıtlarının tek başına kesin delil kabul edilmesi.
-
Hukuka aykırı yöntemlerle delil elde edilmesi.
-
Ekonomik şiddetin otomatik olarak tazminat hakkı doğurduğunun düşünülmesi.
-
Nafaka türlerinin birbirine karıştırılması.
-
Mal rejiminin tasfiyesi ile boşanma tazminatının aynı kabul edilmesi.
-
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirlerin göz ardı edilmesi.
-
Ekonomik şiddetin velayet kararını tek başına belirlediğinin düşünülmesi.
-
İddiaların dava dilekçesinde yeterince açıklanmaması.
Sonuç
Ekonomik şiddet, evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin diğer eşin ekonomik özgürlüğünü kısıtlaması, gelirini kontrol etmesi, çalışmasını engellemesi veya ekonomik kaynakları baskı aracı olarak kullanması şeklinde ortaya çıkabilir.
Türk Medeni Kanunu'nda ekonomik şiddet adı altında bağımsız bir boşanma sebebi bulunmamakla birlikte bu tür davranışlar TMK m.166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında önem taşıyabilir.
Ekonomik şiddet iddiaları özellikle kusur değerlendirmesi, maddi ve manevi tazminat, nafaka ve çocukların üstün yararı bakımından incelenebilir.
Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında ekonomik şiddet nedeniyle koruyucu ve önleyici tedbirler gündeme gelebilir.
Ancak her ekonomik anlaşmazlık ekonomik şiddet değildir. Eşlerin ekonomik koşulları, davranışların niteliği, rıza, baskı ve mevcut deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Maddi tazminat bakımından TMK m.174/1, manevi tazminat bakımından TMK m.174/2 ve yoksulluk nafakası bakımından TMK m.175'teki koşulların ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Ekonomik şiddetin ispatında banka kayıtları, yazışmalar, tanık anlatımları, iş yeri belgeleri ve diğer hukuka uygun deliller önem taşıyabilir.
Bu nedenle Çekmeköy boşanma davaları, Çekmeköy boşanma avukatı, Çekmeköy aile hukuku avukatı, ekonomik şiddet nedeniyle boşanma, boşanmada ekonomik şiddet, eşin çalışmasını engellemesi, eşin maaşına el koyması, ekonomik şiddet delilleri, ekonomik şiddet nedeniyle maddi ve manevi tazminat, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Anadolu Yakası boşanma avukatı kapsamında her uyuşmazlığın kendi olay örgüsü, delilleri ve uygulanacak mevzuat üzerinden değerlendirilmesi gerekir.